Mandabatmaz Türk Kahvesi, Beyoğlu

Mandabatmaz adını artık duymayan kalmamıştır. Hatta merak edip neden manda batmaz demişler diye de araştırmıştır herkes. Sanılanın aksine köpüğünden değil kıvamından dolayı bu ismi almıştır o leziz kahve..

İstiklal Caddesi her geçen gün eski ruhunu kaybetse de,; gidip o caddede yürümekten ve nadir kalan birkaç mekanı ziyaret etmeden duramıyoruz. Olivia Geçidi’nde minicik bir çay ve kahve ocağı Mandabatmaz. Ne zaman giderseniz gidin kahveyi yapan ve çayı veren aynı üstad; Cemil Usta. Yer bulmak zor çünkü zaten çok az sayıda masa ve sandalye var ama müdavimlere engel değil bu durum. Yerde oturanı var, ayakta içeni var.. Son gidişimde içeride oturma şansı yakaladım ve nasıl yapıldığını izledim. Öncelikle sarı pirinç cezve kullanıldığını belirteyim. Her defasında en fazla iki fincan çıkıyor. Orta kahve için 5 kaşık kahve, 2 kaşık şeker koyuyor. Sıcak su katıp harlı ateşte pişiriyor. 1-2 dakikada hazır. Sanılanın aksine illa soğuk su koymaya gerek yokmuş demek ki..

IMG_4397

IMG_4398

Kısaca hikayeye de değinelim madem. Cemil Usta’nın iki abisi var; Cemal ve Halis. Üç kardeş 1967 senesinde Erzincan’dan kalkıp geliyorlar ve bu işin sahipleri olan Acemlerden işin sırrını öğreniyorlar. Acemliler kimmiş diye soracak olursanız, Osmanlı zamanında İranlılara verilen ad. O dönemler çay ve kahve piyasası Beyoğlu’nda onlardan sorulurmuş:). Devrim olunca işi gücü bırakıp İran’a dönmüşler. Ağabeylerinden sonra 1987 yılında Cemil Usta işin başına geçmiş. O gün bugündür ocağın başında..

IMG_4396

Dünyaca ünlü yeme içme sitesi Food Riot, ölmeden önce mutlaka gidilmesi gereken yedi kahveci listesine Mandabatmaz’ı ilk sırada verdi. Bu kahve neden bu kadar lezzetli peki? Aslında farklı bir şey yapmıyorlar. Herkesin unuttuğu lezzeti; olması gerekeni yapıyorlar. Bence işin sırrı kaliteli çekirdek ve bu çekirdeğin taze taze çekilmiş olması. Bana kafein oranı da baya az geldi. Zaten mide rahatsızlığımdan dolayı pek kahve içemem. Çok nadir midemi ağrıtmaz. Burada içtiğim kahve ağrıtmıyor mesela. Buna cezvede pişiriliyor oluşu da etken. Çünkü biz Hatay’da, her daim, az miktar taze çekilmiş kahve alır ve cezvede pişiririz. Burada içtiğim işte Hatay’daki kahve lezzetinde. Annemin, teyzelerimin, komşularımızın yaptığı gibi. Bu tadı sadece burada buldum desem inanır mısınız? Sebebi de her yerin kolaya kaçıp makinelerde şipşak kahve yapması sanırım.

IMG_4395-001

Evimde yapamıyor muyum? Elbette yapabiliyorum. Aslında çoğu zaman amacım, evde yapamadığım şeyleri dışarıda yemek/içmek. Diğer türlüsü bana gereksiz külfet gibi geliyor. Ama maalesef bazen gezerken bir soluklanmak için oturuyoruz bir yerlere. İşte burası da böyle keşfettiğim bir yer oldu. Ve alışkın olduğum lezzeti yakalayınca sevdiğim bir mekan haline geldi. Son gittiğimizde kahve 5 TL idi. Yanında su ve ufacık bir lokum dahi yok:). Pahalı mı derseniz tabi ki göreceli bir durum.

Yabancı kahve zincirlerini zengin etmemek, Türk kahvemizi başkalarına kaptırmamak adına böyle yerleri desteklememiz önemli diye düşünüyorum.

Sonuç olarak gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane diyerek bağlayayım bari konuyu:).

Adres: İstiklal Caddesi Olivia Geçidi Beyoğlu/İstanbul

(Visited 247 times, 1 visits today)

Leave A Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir